ŞEYTAN ( LAİN , İBLİS )

Şeytan insanlar dünyaya yerleştirilmeden önce yaratılmış ve ateş den yaratılmış tüm mahluk un bilginlerinden di. Çok kan akmıştı ve ateş den yaratılmış tüm varlıkları uyarmıştı . Şeytan bunca sapkınlığı görmesine rağmen Allah ın kudretine karşı geldi ve oda diğer ateşten yaratılanlar gibi Allaha  isyan etti . Şeytan görevini belli bir mühlete kadar yapacaktır . Ta ki tövbe kapısı kapatılana kadar . Şeytan ; hala Allahın affediciliğini bildiği için tövbe umuduyla yaşamakdadır . (Şeytan dahi tövbe umuduyla yaşıyorsa biz de devam lı tövbe ederek günahlarımızın Allahın izniyle bağışlanacaına kanaat getirmeliyiz.) Tövbe kapısını kapanışı en büyük kıyamet alametiyle gerçekleşicek . O da güneşin batıdan doğması ( şu an da dünya merkezinin çekirdeğinde ki çekirdeğin ters istikamette dönmesiyle gerçekleşe bilceği kanıtlanmıştır. ) güneş batıdan doğduu gün şeytan pişman olucakdır ama artık çok geç olucakdır . Ardından da Dabbetül arz ın çıkışı gerçekleşicekdir (dabbetül arz blog umuz da konu olarak işlenmiştir.) Dabbetül arz ın çıkışından sonra rivayetlere göre Şeytan hatay tarafında bi mağrada secdeye kapanarak Allah a yalvaracak ve af isteyecekdir. Ama şeytan ın canını da Dabbetül arz alıcakdır. Şeytanın mühleti de hadislerde geçen zaman a göre budur

Kur’an’a Göre Şeytan
Şeytan, ateşten yaratılmış, cinler alemine ait bir varlıktır. Ateşten yaratılmış olmayı ileri sürerek Adem’e secde etmekten kaçınmıştır. Böylece Allah’a isyan etmiş ve Allah’ın lanetine uğramıştır. Cezası kıyamet gününe kadar ertelenmiş ve bu zamana kadar doğru olmayan isyancı insanları saptırmak görevini üstlenmiştir. Kur’an’da onun isyanı şu şekilde anlatılmaktadır;

“Meleklere, Adem’e secde edin demiştik. İblisten başka hepsi secde etmişti. O cinlerden idi, Rabbinin buyruğu dışına çıktı.” (Kehf 50) 

“Allah şeytana buyurdu ki sana emrettiğim vakit seni secde etmekten alıkoyan nedir? İblis; ‘Ben ondan daha hayırlıyım. Çünkü beni ateşten, onu topraktan yarattın.’dedi. Allah ise (cennetten ve meleklerin arasından) ‘oradan in, orada büyüklük taslamak senin haddin değildir. Çık çünkü sen aşağılıklardansın’ dedi. Şeytan ‘bana tekrar dirilecekleri güne kadar mühlet ver’ dedi. Allah ‘haydi sen mühlet verilenlerdensin’ buyurdu” (Araf 12-15)

Şeytan ilk günahı Cennette bulunan Hz. Adem ve Havva’ya işletmiştir. Allah, Cennette bulunan Hz. Adem ve Havva’ya bütün nimetleri serbest bırakmış fakat tek bir ağaca yaklaşmamalarını istemiştir. Şeytanın onlara tuzak kurması sonucu onlar o yasak ağacın meyvesinden yemişler ve Allah’a verdikleri sözü tutmamalarının bir cezası olarak Cennetten çıkarılmışlar ve yeryüzüne gönderilmişlerdir. Bundan sonra şeytan kıyamete kadar insanları Allah’ın yolundan ayırmak ve günah işlemelerini sağlamak amacıyla çalışacaktır. 

Şeytan, melek ve cin gibi Kur’an’da varlığı kesin olarak bildirilmiş varlıklardandır. İnsanları kötülüğe çağırmaya gayret eder. Çünkü kibir ve gururundan dolayı Allah’a isyan etmiş ve kıyamete kadar insanları Allah’ın yolundan uzaklaştırmak için bir imtihan aracı olmuştur. Önemli olan, bizlerin kötülüğün sembolü olan şeytanın çağrısına kulak vermemesidir.

arasında, insansı görünenleri olduğu gibi, devasa görünümde olanları da var.

Yeraltındaki cin uygarlığının Agharta olduğunu iddia edenler de var. Bu varlıkların yer altında ve yer üstünde olduğu gibi, göklerde olanları da var. Bu varlıklar, gök kapılarına ka¬dar yanaşıp her şeyin yazıldığı Levh-i Mahfuz’dan yani Muha¬faza edilen özel levhadan bilgiler çalıp yeryüzünde kendileriy¬le temasta olan kahin, kohen, şaman gibi bir takım ezoterik ilimleri kullanan insanlara, günümüz tabiriyle, ‘servis’ ediyor¬lardı. Bu da işin bir başka boyutu.
Yeryüzünde yaşayanlar ise insan şekline girebildikleri gibi çeşitli hayvan suretlerini de kullanarak hareket edebiliyorlar. Tüm dünyada bu şekilde derlenmiş milyonlarca hatıra vardır. Bunun yanında ışınsal olarak dalga boyutunda hareket edenle¬ri de var. Bunların yerleri de insanların beyinleri veya kalpleri. Tıpkı şeytanla münasebete girmiş bir insanın sorduğu şu so¬rudaki gibi bir durumları varGörsel“İnsan, Şeytan’a sormuş:
İnsanın kalbindeki yerin nasıldır?
Şeytan:
Boynunu dik tutmuş her emmeye hazır kobra yılanı gibidir, demiş.”
“Peki ne zaman kalbini emersin?
denildiğinde;
İnsan ne zaman Allah’ı ve Allah rızası için bir şey yapmayı unuttuğunda veya meylettiğinde, işte onun kalbini em¬meye başlarız, demiş.”
Yani zihnimizi, kalbimizi böyle kuşatmış madde ötesi var¬lıklar var. Ancak bu varlıkların kontrolü bizim elimizde. İnsa¬nın da fizik ötesi halleri var… Hazreti Nuh, tufanın Tennur’un feveran etmesinden anlamış, son bir kez gemiyi denetlemek istemişti. Nuh, gemide hiç bilmediği, sünepe, üstelik davet etmediği birisini görmüş. Kendisine sert çıkıp derhal inmesini söylemiş. Bu yaşlı ve mendebur adam kendisinin Şeytan olduğunu söyleyince Nuh kendisini tepelemek istemiş. “Hem dünya insanlığını yoldan çıkarıyorsun, felaketlere sebep oluyorsun hem de utanmadan gemiye binip kurulacak yeni uygarlıkları zehirlemek için bi¬zimle geliyorsun” demiş.
Şeytan hiç oralı olmayarak:
Biliyorsun, ben Allah’tan izinliyim. Hani benim kıyame¬te kadar izinli olduğumu söylemişti ya! Ne çabuk unuttun? demiş
Hz. Nuh üzgün; ancak mecburen bu cevap karşısında sus¬muş.
Şeytan:
Bak, öyle suratını asma, canım! Bizim de yol ücretini ve¬recek bir şeyimiz vardır elbet! deyince, Nuh:
Senin verecek hayırlı neyin olabilir, pis lani!.. demiş.
Şeytan da:
Bak, benim yeryüzünde tüm insanları yoldan çıkardığım beş silahım (stratejim) vardır. Bunların üçünü sana öğretece¬ğim ancak ikisini öğretmeyeceğim. Bunları evlatlarına öğretir¬sen ve demuygularlarsa onlara hiçbir zararım dokunmaz, demiş.
Nuh:
Tamam, Ey Lani (lanetlenen)! Neymiş bu üç şeyin? diyecekmiş ki, Cebrail Aleyhisselamı görmüş.
Cebrail:
Ona söyle; sana öğreteceği üç şey kendine kalsın, öğretemem dediği iki şeyi söylesin…
Nuh hemen Şeytan’a aynen demiş. Şeytan şaşırmış.

Bunu sen akıl edemezsin, sana kim söyledi? Demiş.
Nuh:
Cebrail, diye cevap vermiş.
Şeytan, kendi kendine “demek ki bu Allah’ın istediği bir şey” diyerek ve devam etmiş:
Bak, benim bu iki silahımla yoldan çıkaramadığım pek nadir insan olmuştur. Tüm uygarlıkları perişan eden, toplum¬ları birbirine düşürdüğüm şu iki şeydir.
Nuh, daha fazla dayanamamış:
Haydi söyle, söyle artık! demiş.
Şeytan, kibirli bir sesle:
Hırs ve Kışkançlık! demiş.
Nuh, henüz bu iki silahın ne kadar güçlü olduğunu anla-yamadığından:
Nasıl yani? demiş.
Şeytan sormuş:
Hz. Adem’i cennetten ne çıkardı?
Nuh:
Ne çıkardı?
Şeytan:
Hırsı değil mi?… Allah ona o kadar güzellikler, mekanlar, sonsuz imkanlar bahşetti; sadece ve sadece tek bir şeye dokunmamasını istedi. Buna rağmen gözü doymadı, uzana¬mayacağı, haddi olmadığı şeye uzandı. Üstelik o kadar akıl almaz nimetler içindeyken.
Nuh atası Adem adına üzülmüş. Çünkü bu hırsın çok pa¬halıya mal olduğunu anlamış. Ancak yine soramadan ede¬memiş:
Peki ya kıskançlık?
Şeytan kısa bir cevap vermiş:
BEEEEEN!…

Nuh yine şaşırmış:
Nasıl?
Şeytan:
Ben Allah’ın indinde değerli, âlim bir varlık değil miy¬dim? Üstelik yeryüzünde daha önce yaşamış ve yoldan çıkmış kavimlerin halini görmüştüm. Onların arasından seçilmiştim. Buna rağmen Allah’ın eşrefi mahlukat dediği insana sırf onun sanatına yoktan var etmesine hürmet etmek yerine; çamurdan yaratılmış diye terbiyesizlik ettim. Oysa biliyordum ki Allah en adi şeyden bile en değerli şeyi yaratabilir. Buna rağmen aklımı kontrol edemedim, kıskandım ve sanatına hürmetsizlik ettim. Gördün mü kıskançlık beni ne hale getirdi? İnanan her¬kesin lanet ettiği, Allah’ın katından kovulmuş adi bir varlık, deyip oradan uzaklaşmış.
Görsel

 Şimdi de Kuran-ı Kerim de ve hadislerde anlatılan şeytan dan bahsedelim
BAKARA:168 – Ey insanlar! Yeryüzünde olan bütün nimetlerimden helâl hoş olmak şartı ile yeyiniz; Fakat şeytanın peşinden gitmeyiniz.Çünkü o sizin besbelli düşmanınızdır.

268 – Şeytan sizi fakir olacaksınız diye korkutur, sizi cimriliğe ve çirkin şeylere teşvik eder.Allah ise kendi katından bir af ve lütuf vaad buyurur.Allahın ihsanı geniştir, her şeyi hakkıyla bilir.

275 – Faiz yiyenler tıpkı şeytanın çarptığı kimsenin uykudan kalkışı gibi kalkarlar.Bu, onların “Alışveriş de faiz gibidir” demelerindendir.Halbuki Allah alışverişi mübah, faizi ise haram kılmıştır.Her kime Rabbinden bir talimat gelir, o da faizden vazgeçerse, daha önce yaptığı muamele kendisi için geçerlidir, hakkındaki hüküm de Allah’a aittir.Her kim tekrar faizciliğe başlarsa, işte onlar cehennemliktir, hem de orada ebedî kalacaklardır.

NİSA:60 - Şeytan da onları haktan büsbütün saptırmak ister.

76 – İman edenler Allah yolunda savaşırlar. Kâfirler ise şeytan yolunda savaşırlar.Öyle ise ey müminler haydi, şeytanın taraftarlarıyla muharebe edin. Şeytanın hilesi, cidden zayıftır.

NAHL:63 – Allah şahittir ki, Biz senden önce bir çok ümmete kendilerini irşad etmeleri için resuller gönderdik, fakat şeytan onların batıl işlerini kendilerine güzel gösterdi. Bu yüzden peygamberlerini yalancı saydılar.İşte şeytan dünyada olduğu gibi, bu gün de onların dostudur. Onlara gayet acı bir azap vardır.

98  İmdi, Kur’ân okuyacağın zaman, o kovulmuş şeytandan Allah’a sığın.(Kur’ân okumaya başlarken şeytandan Allah’a sığınmak yetmeyip tilavet boyunca da onun vesveselerinden sığınıp korunmaya çalışmak gerekir. Şeytanın, insanı Kur’ân hidâyetinden alıkoymak için çalıştığını unutmamalıdır. )

            A’RAF:200 – Her ne zaman şeytandan sana bir vesvese gelecek olursa, hemen  Allah’a sığın. Çünkü o duaları işitip icabet eder ve her şeyi bilir.( Allah’ın emirlerine ve rızasına aykırı tarafa çeken, içten içe dürten herhangi bir vesvese gelirse, müminin Allah’a sığınması, istiaze kalesine girmesi emrolunuyor. İnanç esasları, ibadetler, haramlar, insanlara karşı davranışlar, hülasa insanın hayatında karşılaşacağı her türlü durumda vesveseye mâruz kalınca Allah’a yönelmek, O’nun korumasına girmek gerekir.)

201 – Allah’a karşı gelmekten sakınanlara şeytandan bir hayal ilişince, hemen düşünüp kendilerini toparlar, basiretlerine tam sahib olurlar.( Allah’a karşı gelmekten sakınanlar, müttakiler, kendilerini tam emniyette hissetmezler. Şeytan onları da etkilemeye çalışır. Fakat onlar bunu bildiklerinden, şeytanın bir tayf, bir hayal eseri gibi bir etkisine mâruz kalıp gözleri bulanabilir. Ama çok geçmeden gerçeği sezer, Allah’a sığınmak gerektiğini hatırlar, basiretleri açılır, vartadan kurtulurlar.)

ZUHRUF: 62 – Sakın Şeytan sizi yoldan çevirmesin.Çünkü o sizin apaçık düşmanınızdır.

MÜ’MİNÛN: 97-98 – Sen de ki: “Ya Rabbî! Şeytanların vesveselerinden, onların yanımda bulunmalarından Sana sığınırım!”

MERYEM: 44 – “Babacığım, sakın şeytana ibadet etme! Çünkü şeytan Rahman’a isyan içindedir.

ANKEBUT: 38 – Âd ve Semûd halklarını da imha ettik.Siz ey (Mekke’liler) bunu, kalan ev harabelerinden anlıyorsunuzdur.Şeytan onlara yaptıkları kötü işleri süsledi ve onları yoldan çıkardı.Halbuki onlar aklı fikri yerinde, açıkgöz kimselerdi.

1

NUR: 21 – Ey iman edenler! Sakın şeytanın izinden gitmeyin.Her kim şeytanın peşinden giderse bilsin ki o kendisinden hep fena, çirkin ve meşrû olmayan şeyleri yapmasını ister.Eğer Allah’ın lütuf ve merhameti olmasaydı, sizden hiçbiriniz asla temize çıkamazdı. Ancak Allah dilediğini temizleyip arındırır. Çünkü Allah her şeyi hakkıyla işitir ve bilir.

 

ŞEYTAN VE ONDAN KORUNMAYA DAİR HADİS MEALLERİ

 

 

 

1-       “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: “Allah, O kitaptan iki âyet indirip onlarla Bakara suresini sona erdirdi. Bu iki âyet (amenerrasülü) bir evde üç gece okundu mu artık şeytan ona yaklaşamaz.”

2-       Döşeğine uzandığın vakit Ayetü’l-Kürsî’yi başından sonuna kadar oku. (Bunu okursan) Allah’ın koyacağı bir muhafız üzerinden eksik olmaz ve ta sabaha kadar şeytan sana yaklaşmaz!

3-       “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: ” Şeytan da, melek de insanoğluna sokularak onun kalbine birtakım şeyler atarlar. Şeytanın işi kötülüğe çağırmak, sonu fena ve zararlı olan şeylere teşvik etmek ve hakkı yalanlamak, haktan uzaklaştırmaktır. Meleğin işi hak ve hayra, iyiliğe çağırmak ve kötülükten uzaklaştırmaktır. Kim içinde hakka, hayıra, iyiliğe çağıran bir ses duyarsa bilsin ki bu Allah’tandır ve hemen Allahu Teala’ya hamdetsin. Kim de içinde şerr ve inkâra çağıran bir fısıltı duyarsa ondan uzaklaşsın ve hemen şeytandan Allah’a sığınsın.” Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) bu sözlerine şu meâldeki âyeti ekledi: ” Şeytan sizi fakir olacaksınız diye korkutur, size cimriliği emreder..” (Bakara 268).

4-       Bir müddet sonra, Maide suresindeki ayet indi: “Ey iman edenler! İçki, kumar, putlar ve fal okları şüphesiz şeytan işi pisliklerdir. Bunlardan kaçının ki saadete eresiniz.Şeytan şüphesiz içki ve kumar yüzünden aranıza düşmanlık ve kin sokmak ve sizi Allah’ı anmaktan alıkoymak ister. Artık bunlardan vazgeçersiniz değil mi?” (Maide 90-91). Ömer yine çağırılıp ayet kendisine okundu. Bu sefer “Evet Rabbimiz vazgeçtik, vazgeçtik” dedi.

5-       “O gün zâlim kimse ellerini ısırıp: “Keşke Peygamberlerle berâber bir yol tutsaydım, vay başıma gelene, keşke falancayı dost edinmeseydim. And olsun ki beni, bana gelen Kur’ân’dan o saptırdı.Şeytan insanı yalnız ve yardımcısız bırakıyor” der” (Furkân 27-30) meâlindeki âyet hakkında şu açıklamayı yaptı: “Ayette zikri geçen zâlim Ukbe İbnu Ebi Muayt’tır. Zikri geçen dost (halil) da Ümeyye İbnu Halef’tir. Dostum Übeyy olduğu da söylenmiştir.

6-       “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: ” Şeytan insanoğlunun kalbinin üzerinde tünemiş vaziyette bekler. Allah’ı zikredince siner, çekilir, gaflet etse vesvese verir.”

     7-  “Resulullah’a namazda sağa sola bakmak (iltifat) hususundan sordum. Şu cevabı verdi:”Bu bir kapıp kaçırmadır.Şeytan kulun namazından kapar kaçırır.”

      8-  “Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: “Ademoğlu secde âyeti okur ve secde ederse şeytan ağlayarak ayrılır ve:”Yazık bana, insanoğlu secdeyle emredildi ve secde etti, mukabilinde ona cennet var. Ben de secdeyle emrolundum ama ben itiraz ettim, benim için de ateş var ” der. ”

      9-  “Cum ‘a günü olunca şeytan çarşı ve pazara erkenden bayraklarıyla gider, insanlara binbir engel çıkararak mâni olmaya, onları cuma’dan (hiç olmasa) geciktirmeye çalışır. Melekler de erkenden gidip mescidin kapılarına dururlar. Gelenleri birinci saatte gelenler, ikinci saatte gelenler diye yazarlar. Bu hâl imam (hutbeye) çıkıncaya kadar devam eder. Kişi mescidde, imamı görüp, dinleyebileceği biryere oturup, can kulağıyla dinledi ve konuşmadı mı, kendisine iki kat sevap vardır. Kişi uzakta kalır ve imamı dinleyemiyeceği bir yere oturur, sessiz durur ve konuşmazsa bir hisse sevap alır. Eğer, imamı görüp dinleyebileceği bir yere oturur fakat boş konuşma yapar, sessiz kalmazsa, ona iki hisse vebal yazılır. Eğer, dinleme ve görme imkan nı olmayan bir yere oturur ve boş konuşur ve sessiz kalmazsa, ona bir hisse vebal vardır. Kim de yanındaki arkadaşına cum’a günü “sus!” derse “boş konuşmuş” olur. Kim de boş konuşur ise, o cumadaki sevaptan nasibsiz kalır. ”

          10-  “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:’’Şeytan insanoğlunda, kanın cereyanı gibi cereyan eder.”

 11-  “Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: ” Şeytan tek başına olanla, iki kişi beraber olana sıkıntı verir. Eğer üç kişi olurlarsa onlara sıkıntı veremez.”

 

12-    Şeytan, üzerine Allah’ın ismi zikredilmeyen yemeği kendine helâl addeder.

13-    “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Sizden kimse sakın sol eliyle yiyip içmesin. Çünkü şeytan soluyla yer içer.”

14-    “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm: “Herbiriniz sağ eliyle yesin, sağ eliyle içsin, sağ eliyle alsın, sağ eliyle versin. Zira şeytan sol eliyle yer, sol eliyle içer, sol eliyle verir, sol eliyle alır” buyurdular.”

15-   

2

Ancak esnemeye gelince, işte bu, şeytandandır. Biriniz namazda esneyecek olursa, imkan nisbetinde kendini tutsun ve hah diye ses çıkarmasın. Zira bu şeytandandır, şeytan kendisine gülüyor demektir.”

About these ads

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logo

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ photo

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

%d blogcu bunu beğendi: